Maksimum fayda için sarımsağı böyle tüketin: En sağlık haliymiş!

3

Antibakteriyel, antifungal ve antiviral özellikler taşıyan sarımsak binlerce yıldır mutfakların vazgeçilmezi. 

Kan pıhtılarını önleme, kalp krizi riskini azaltma, kötü kolesterol seviyelerini düşürme ve yüksek tansiyonla mücadele etme özellikleriyle öne çıkan sarımsak, soğuk algınlığı semptomlarını hafifletmesinden, bağışıklık sistemini güçlendirmesine kadar her derde deva. Ancak, bu doğal şifanın etkili olabilmesi için doğru tüketim yöntemlerinin bilinmesi de büyük önem taşıyor.

Sarımsak A, B1, B2, C, PP vitaminleri ile magnezyum, demir, çinko, bakır ve fosfor gibi mineraller içeriyor. 

Sarımsağı pişirme işleminden sonra ekleyin

Tam bir besin deposu olarak öne çıkan sarımsak ayrıca flavonoidler ve esansiyel yağlar da içeriyor. 

Polonyalı beslenme uzmanı Magdalena Jarzynka-Jędrzejewska’ya göre bu şifalı bitki çiğ tüketilmeli. Beslenme uzmanı çiğ sarımsağın haşlanmış veya kızartılmış sarımsağa göre daha faydalı olduğunu belirtiyor. 

Jędrzejewska, eğer sarımsak sıcak bir yemeğe eklenecekse, besin değerini korumak için pişirme işleminin sonunda eklenmesini de tavsiye ediyor. 

Öte yandan, ısıl işlemin sarımsağın besin değerini ve özellikle antibakteriyel etkisini önemli ölçüde azalttığına dikkat çekiyor. 

Metal yerine seramik ya da tahta kullanın

Sarımsağı keserken kullanılan aletlere dikkat etmek de bu şifalı bitkiden maksimum fayda sağlamak için önemli. 

Uzmanlar, birçok kişinin bıçak veya metal pres kullanmaya alışkın olduğunu, ancak bunun en iyi seçenek olmadığını belirtiyor. Allicin metalle reaksiyona girerek etkinliğini azaltabileceği için seramik veya tahta bir alet tercih etmek ya da sarımsağı elle ezmek daha uygun bir yöntem olarak öneriliyor.

Sarımsağın antibakteriyel etkisinden en iyi şekilde yararlanabilmek için günlük yaklaşık 5 gram çiğ sarımsak tüketilmesi tavsiye ediliyor. Bu miktar, genellikle iki ila üç diş sarımsağa denk geliyor ve kişisel tercihlere göre değişkenlik gösterebiliyor.

meltem çeken